İnternet, bilgiye erişimin ve ifade özgürlüğünün en güçlü araçlarından biri hâline geldiği günümüzde, erişim engelleme kararları yalnızca teknik bir yaptırım olmaktan çıkmış; temel hakların korunması ve kısıtlanması açısından kritik bir hukuki mesele olarak öne çıkmaktadır. Türkiye, bu alanda en aktif ülkeler arasında yer almakta; binlerce web sitesi, URL ve sosyal medya içeriği çeşitli idari ve yargısal kararlarla erişime kapatılmaktadır.[1]
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (İnternet Kanunu), 2007 yılındaki ilk düzenlemesinden bu yana pek çok kez köklü değişikliklere uğramıştır. 2014 ve 2020 tarihli reformlarla genişletilen erişim engelleme mekanizmaları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı'na ve sulh ceza hâkimliklerine geniş takdir yetkileri tanımıştır. Ne var ki bu mekanizmaların hem anayasal hem de AİHM standartlarıyla bağdaşıp bağdaşmadığı, hem iç hem de uluslararası yargı organları tarafından sürekli sorgulanmaya devam etmektedir.
Bu çalışmanın hazırlandığı dönem itibarıyla alan, iki önemli kırılma noktası etrafında şekillenmektedir: Anayasa Mahkemesi'nin 11 Ekim 2023 tarihli iptal kararı ve ardından çıkarılan 10. ile 11. Yargı Paketleri kapsamındaki yeni düzenlemeler. Söz konusu gelişmeler; erişim engellemesine karşı mücadele eden bireyler ve gazeteciler için görevli mahkemenin belirlenmesini doğrudan etkileyen karmaşık bir hukuki ortam yaratmıştır. Bu makalenin amacı, söz konusu ortamı tüm boyutlarıyla analiz ederek uygulamaya yönelik rehber bir kaynak sunmaktır.
5651 sayılı Kanun; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcı gibi aktörleri tanımlamakta; her bir aktörün yükümlülüklerini ve sorumluluk rejimlerini düzenlemektedir. Kanunun erişim engelleme mekanizmaları temelde üç koldan işlemektedir:
Madde 8 — Katalog Suç Kapsamında Erişim Engeli: Çocukların cinsel istismarı, intihara yönlendirme, müstehcenlik, kumar, uyuşturucu temini, Atatürk aleyhine işlenen suçlar ve benzeri katalog suçları oluşturduğu değerlendirilen içerikler için Cumhuriyet Savcısı veya BTK Başkanı tarafından idari tedbir niteliğinde erişim engeli kararı verilebilmektedir. Bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulmakta; hâkim 48 saat içinde karar vermektedir. Onaylanmayan karar kendiliğinden hükümsüz kalır.
Madde 8/A — Millî Güvenlik ve Kamu Düzeni Gerekçeli Engel: Millî güvenlik, kamu düzeni veya suçun önlenmesi gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı ya da ilgili bakanlığın talebiyle BTK Başkanı; yaşam hakkı ve özel hayatın gizliliğinin ağır ihlallerinde ise re'sen erişim engeli kararı verebilmektedir. Bu mekanizma da yargı denetimine (sulh ceza hâkimliği) bağlıdır.
Madde 9 — Kişilik Hakları İhlali Gerekçesiyle Engel: Kişilik haklarının internet ortamında ihlali hâlinde başvurulan bu yol, AYM iptal kararıyla 10 Ekim 2024 itibarıyla yürürlükten kalkmış; ardından 10. ve 11. Yargı Paketleriyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu maddenin serüveni makalenin odak noktasını oluşturmaktadır.
5651 sayılı Kanun'un temel yaklaşımı, orantılılık ilkesi gereği URL bazlı engeldir: Yalnızca ihlali barındıran içeriğe (tekil URL) erişimin kapatılması esastır. Tüm siteye erişim engeli; ancak teknik olarak URL bazlı engellemenin mümkün olmadığı ya da kararın yerine getirilmediği istisnai durumlarda uygulanabilmektedir.[2] Ne var ki uygulamada bu ayrıma gereği gibi uyulmadığı, özellikle 8/A kapsamında tüm sitelere yaygın biçimde engel getirildiği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi, 11 Ekim 2023 tarihli ve 2020/76 E., 2023/172 K. sayılı kararı ile önemli iptal hükümlerine yer vermiştir. Karar, 10 Ocak 2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış; AYM, yaşanacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal etmemesi amacıyla iptal hükümlerinin yürürlüğe giriş tarihini kararın yayımlanmasından itibaren 9 ay sonraya, yani 10 Ekim 2024 tarihine ertelemiştir.[3]
11 Ekim 2023
AYM, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin tamamını ve 8. maddesinin ilgili fıkralarını iptal etti.
10 Ocak 2024
İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlandı. 9 aylık erteleme süresi başladı.
10 Ekim 2024
5651 m.9 yürürlükten kalktı. Sulh ceza hâkimliklerinin kişilik hakkı ihlalleri gerekçesiyle erişim engeli verme yetkisi fiilen sona erdi.
2025 (10. ve 11. Yargı Paketleri)
TBMM, yeni yasal düzenlemeyle 5651 m.9'u yeniden kaleme aldı. Sulh ceza hâkimliği yolu yeniden tesis edildi.
5651 m.9 (tümü): İnternet ortamında kişilik haklarının ihlali hâlinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine başvuru yolunu düzenleyen bu madde, AYM tarafından bütünüyle Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
5651 m.8/4 (kısmen): BTK Başkanı'na tanınan "içeriğin çıkarılması kararı verme" yetkisi kısmen iptal edilmiş; bu yetki kullanımındaki belirsizlik sorunlu bulunmuştur.
5651 m.8/11 (kısmen): İçeriğin çıkarılması ve erişim engeli kararına uyulmaması hâlinde BTK tarafından uygulanabilecek idari para cezasının erişim sağlayıcının yanı sıra içerik ve yer sağlayıcıya da yöneltilebilmesine imkân tanıyan ibareyi içeren bu fıkra kısmen iptal edilmiştir.[4]
AYM, iptal kararının gerekçesinde şu temel tespitlere yer vermiştir:
(i) Ceza yargılamasından kopukluk: Erişim engeli kararının, ceza yargılaması sürecinden bağımsız biçimde ve BTK Başkanı'nın suç tespitine bağlı olarak nihai bir tedbir mahiyetinde uygulanması; Anayasa'nın 36. (adil yargılanma hakkı) ve 38. (kanunilik ve masumiyet karinesi) maddelerine aykırı bulunmuştur.
(ii) Ölçülülük ve kademeli müdahale ilkesine aykırılık: Kural, içeriğe erişimi süresiz olarak engelleyen ve kademeli müdahale yöntemleri öngörmeyen bir mekanizma içermektedir. Bu durum, ifade ve basın özgürlüğüne ağır bir müdahale teşkil etmektedir.
(iii) Çatışan haklar arasında denge kurulamaması: İdari makam tarafından erişim engeli kararı verilmesi; bir yanda ifade ve basın özgürlüğü, öte yanda özel hayatın gizliliği ve kişilik hakkı gibi birbiriyle çatışan temel haklar arasında gerçek anlamda bir denge kurulmasını ve çelişmeli yargılama yapılmasını engellemiştir.
(iv) Hukuki belirsizlik: Hangi temel hakları korumaya yönelik olduğu yeterince açık ve net biçimde belirlenmemiş olan kurallar, hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmamaktadır.[5]
Kritik Sonuç: 10 Ekim 2024 itibarıyla sulh ceza hâkimliklerinin 5651 m.9 kapsamında kişilik hakları ihlali gerekçesiyle erişim engeli veya içerik kaldırma kararı vermek için herhangi bir yasal dayanağı kalmamıştır. Bu tarihten 2025 düzenlemesinin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre, hukuki boşluk dönemi olarak anılmaktadır.
TBMM, AYM'nin tanıdığı 9 aylık süre zarfında yeni bir yasal düzenleme yapamadı. Bu durum, 10 Ekim 2024 itibarıyla önemli sonuçlar doğurdu:
Sulh ceza hâkimlikleri devre dışı kaldı: Kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle artık sulh ceza hâkimliğine başvuru yapılamıyordu. Mevcut kararlar teorik olarak uygulanmaya devam etse de yeni kararlar için yasal dayanak ortadan kalkmıştı.[6]
Asliye hukuk mahkemeleri ve ihtiyati tedbir öne çıktı: Kişilik haklarına saldırıya maruz kalanlar; Türk Medeni Kanunu (TMK) m.24-25 ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.58 hükümleri çerçevesinde asliye hukuk mahkemelerine başvurarak, ihtiyati tedbir yoluyla içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi talebini gündeme getirebildi.[7]
8/A maddesi bir ara çözüm aracı olarak kullanıldı: Özel hayatın gizliliğinin ağır ihlallerini kapsayan 5651 m.9/A (özel hayatın gizliliği) hükmünün uygulanmaya devam ettiği görüldü; ancak bu madde daha dar kapsamlı olup kişilik hakları ihlallerinin tamamına yetmiyordu.
TBMM, 10. ve 11. Yargı Paketleri kapsamında 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesini yeni bir düzenlemeyle yeniden kaleme almıştır. Yeni 9. maddenin temel unsurları şöyle özetlenebilir:[8]
Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Sulh ceza hâkimliği; ayrıntılı inceleme yapılmasına gerek olmaksızın, ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 24 saat içinde karar verir. Kural olarak URL bazlı engelleme esas alınmakta; teknik olarak bu yöntemin yetersiz kalması ya da kararın uygulanmaması durumunda ancak gerekçe belirtilmek koşuluyla tüm siteye erişim engeli getirilebilmektedir. Kararlar, Erişim Sağlayıcıları Birliği (ESB) aracılığıyla bildirimden itibaren en geç 4 saat içinde uygulanır. İçerik kaldırıldığında URL engeli kendiliğinden kalkar; tüm site engeli ise ilgilinin talebiyle hâkim tarafından kaldırılır. Tüm kararlar için Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde itiraz yolu açıktır.
Yeni 9. madde, AYM'nin iptal gerekçelerini tam olarak giderip gidermediği bakımından akademik çevrelerce tartışılmaya devam etmektedir. Hukuk akademisyenlerinin önemli bir kısmı, düzenlemenin yapısal sorunları sürdürdüğüne dikkat çekmektedir:
Eleştirel Akademik Görüş11. Yargı Paketi ile 5651 sayılı Kanun'un iptal edilen 9. maddesi yeniden kaleme alınmış olsa da AYM'nin iptal kararında tespit ettiği yapısal sorunların esaslı biçimde giderildiğini söylemek güçtür. Düzenlemede "ilk bakışta ihlal" ve "kademeli tedbir" gibi kavramlara yer verilmiş olmakla birlikte, bu kavramlar kanun düzeyinde somut ve bağlayıcı ölçütlerle tanımlanmadığından hâkimin takdir alanı daraltılmamış, aksine yeni ve muğlak değerlendirme zeminleri yaratılmıştır. Kişilik hakkı ihlali kavramının kapsamı hâlen geniş ve açık uçlu bırakılmış; hangi tedbirin öncelikli uygulanacağı hususu kanuni bir hiyerarşiye veya zorunlu öncelik sırasına bağlanmamıştır. (MLSA, 11. Yargı Paketi Değerlendirmesi, 2025)[9]
Erişim engellemesine karşı hangi mahkemede dava açılacağı sorusu, hem teorik hem de pratik açıdan son derece önem taşımaktadır. AYM iptal kararı öncesi ve sonrası dönem ile engelin türüne göre görevli mahkeme farklılık göstermektedir. Aşağıda bu tablo sistematik biçimde ele alınmaktadır.
| Engelin Türü / Dayanağı | Dönem | Görevli Makam / Mahkeme | Başvuru Yolu |
|---|---|---|---|
| Kişilik hakkı ihlali (5651 m.9) | 2014 – 10 Ekim 2024 | Sulh Ceza Hâkimliği | Sulh Ceza Hâkimliğine doğrudan başvuru; ret/onayın iptali için üst hâkim |
| Kişilik hakkı ihlali (5651 m.9 yok) | 10 Ekim 2024 – 2025 (boşluk dönemi) | Asliye Hukuk Mahkemesi (TMK m.24-25, TBK m.58) | İhtiyati tedbir talepli dava; tedbir kararına itiraz aynı mahkemeye |
| Kişilik hakkı ihlali (yeni 5651 m.9) | 2025 ve sonrası | Sulh Ceza Hâkimliği | SCH başvurusu; CMK kapsamında itiraz |
| Katalog suç (5651 m.8) — idari tedbir kararı | Her dönem | Sulh Ceza Hâkimliği (onay); itiraz için üst sulh ceza hâkimi veya asliye ceza mahkemesi | 24 saat içinde SCH onayı; onaylanmazsa tedbir kalkar; itiraz CMK kapsamında |
| Millî güvenlik/kamu düzeni (5651 m.8/A) — BTK idari kararı | Her dönem | İdare Mahkemesi (yürütmenin durdurulması + iptal davası) | BTK kararına karşı önce BTK'ya itiraz (e-devlet/ıslak imzalı dilekçe); ardından İdare Mahkemesinde iptal davası |
| Özel hayatın gizliliği (5651 m.9/A) — BTK Başkanı kararı | Her dönem | Sulh Ceza Hâkimliği (24 saat onay); idare mahkemesi de tartışmalı | SCH başvurusu; CMK kapsamında itiraz |
| Fikrî ve sınaî mülkiyet ihlali | Her dönem | Fikrî ve Sınaî Haklar Mahkemesi (FSHM) | İhtiyati tedbir talepli dava; HMK m.391 kapsamında |
| Herhangi bir engel — AYM Bireysel Başvuru | Her dönem (iç yollar tükendikten sonra) | Anayasa Mahkemesi | İç yollar tükendikten sonra 30 gün içinde bireysel başvuru |
| Herhangi bir engel — AİHM Başvurusu | AYM başvurusu sonucu ihlal kararı alınamamışsa | Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi | AYM kararından itibaren 4 ay içinde başvuru |
Yeni 5651 m.9 kapsamında kişilik hakkı ihlali nedeniyle içerik kaldırılması ve/veya erişim engeli talebinde bulunmak isteyen kişiler; içerik sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemine öncelik vermeli, sonuç alınamaması hâlinde sulh ceza hâkimliğine müracaat etmelidir. Hâkimlik, ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği durumlarda 24 saat içinde duruşma yapmaksızın karar vermektedir. Bu karara karşı 7 gün içinde CMK çerçevesinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, bir üst sulh ceza hâkimine ya da varsa asliye ceza mahkemesine yapılır.[10]
5651 m.8/A kapsamındaki BTK idari tedbir kararları — millî güvenlik, kamu düzeni veya suçun önlenmesi gerekçesiyle verilen kararlar — idari nitelik taşıdığından, bu kararlara karşı idari yargı yolu açıktır. İdare mahkemesinde açılacak iptal davasında, talebin aciliyeti gözetilerek yürütmenin durdurulması da ayrıca istenmelidir. BTK'ya önce itiraz dilekçesi sunulması, idari başvuru yolunu tüketme koşulunun sağlanması bakımından yararlı olmakla birlikte her durumda zorunlu değildir; mahkemeler zaman zaman idari başvuru yapılmadan da davayı kabul etmektedir.
AYM iptal kararının yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2024 ile 2025 yasal düzenlemesi arasındaki boşluk döneminde — ve bugün de 5651 yolunun yetersiz kaldığı ya da uygulanmasının sorunlu olduğu hâllerde — TMK m.24-25 kapsamında asliye hukuk mahkemesine dava açılması temel çözüm yolu olarak benimsenmektedir. Bu yolun avantajı; kişilik haklarına saldırının tespiti, önlenmesi ve tazminat talepleriyle birleştirilebilmesidir. Dava, ihtiyati tedbir talebini de kapsayacak şekilde açılmalı; bu sayede nihai karar beklenmeksizin erişim engeli veya içerik kaldırma tedbirinin geçici olarak alınması sağlanmalıdır.[11]
Telif hakkı, marka tecavüzü ve haksız rekabet gibi sınaî mülkiyet ihlallerinin internet ortamında gerçekleşmesi hâlinde Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Bu mahkemeler; HMK m.391 uyarınca erişim engelinin ihtiyati tedbir olarak verilmesine hükmedebilmektedir. Bu hususun Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik kararlarıyla kesinlik kazandığı bilinmektedir.[12]
İç hukuk yollarını tüketen bireyler; ihlal iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluna gidebilir. Başvuru süresi, ihlale yol açan son kesinleşmiş işlem veya kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. AYM, bu alanda artık köklü bir içtihada sahip olup pek çok erişim engelinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmiştir. AYM başvurusu sonuçsuz kalan ya da ihlal kararı alınamayan bireyler ise AİHM'e başvurabilir. AİHM başvurusu için AYM kararının tebliğinden itibaren 4 aylık süre öngörülmektedir.
AYM — Wikipedia Kararı (B. No: 2017/22355, 26.12.2019)Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 29 Nisan 2017 tarihinde Wikipedia (wikipedia.org) isimli siteye, iki içerik gerekçesiyle tümüyle erişim engeli koymuştur. AYM, 10 oy - 6 oya karşı ihlal kararı vererek internet ansiklopedisinin tamamına erişimin engellenmesinin, engelin dayanağı olan iki URL'deki içerikle orantılı bir müdahale olmadığını tespit etmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, bu karar üzerine erişim engelinin kaldırılmasını emretmiş; Wikipedia 15 Ocak 2020 tarihinde 991 günün ardından erişime açılmıştır.[13]
AYM — Birgün İletişim ve Yayıncılık A.Ş. [GK] (B. No: 2015/18936, 22.05.2019)Büyük Kurul kararında AYM, 5651 m.8/A kapsamındaki erişim engelleme mekanizmasını incelemiş; bu hükmün idari tedbir niteliğini ve karar alındıktan sonra soruşturma açılıp açılmayacağına ilişkin belirsizliği değerlendirmiştir. Karar, 9/A maddesiyle ilgili sonraki bireysel başvurular için belirleyici bir içtihat niteliği kazanmıştır.[14]
AYM — Toplu Karar: Diken, ETHA, Jin News, Cumhuriyet, Ekşi Sözlük, Twitter, Wikipedia ve Diğerleri (21.11.2023 tarihli, 2024'te duyurulan karar)AYM, 5651 m.8/A kapsamında millî güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle erişime engellenen 62 başvuruyu birleştirerek incelemiş; Ekşi Sözlük, Diken, ETHA, Jin News, Cumhuriyet Gazetesi, Independent Türkçe, Mezopotamya Ajansı, Oda TV, Twitter, Wikipedia ve diğer pek çok platformun erişim engelinin ifade özgürlüğü hakkının ihlali olduğuna hükmetmiştir. Bu toplu karar, 8/A mekanizmasının orantısız uygulandığını ortaya koyması bakımından son derece büyük önem taşımaktadır.[15]
AYM — Yüksekova Güncel Haber DavasıBaşbakanlığın gerekçesiz ve keyfi talepleri doğrultusunda BTK tarafından erişime engellenen Yüksekova Güncel haber sitesiyle ilgili başvuruda AYM, basın ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu karar, idari erişim engelinin somut ve yeterli gerekçeye dayanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.[16]
AYM — Artı Gerçek İnternet Haber Sitesi Kararıİçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün talebi üzerine BTK, 15 Ekim 2019 tarihinde yayımlanan habere dayanarak Artı Gerçek isimli internet haber sitesine erişim engeli koymuş; sulh ceza hâkimliği bu kararı onaylamıştır. AYM, söz konusu engelin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğine hükmetmiş; başvurucuya tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, 8/A mekanizmasının bireysel haber içeriklerine uygulanmasındaki sistematik sorunları gözler önüne sermektedir.[17]
AİHM — Akdeniz/Türkiye (Başvuru No: 20877/10, 11.03.2014)YouTube'un Türkiye'de 2008-2010 yılları arasında erişime kapatılmasına ilişkin bu davada AİHM, Türkiye'nin AİHS'in 10. maddesi (ifade özgürlüğü) kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmetmiştir. AİHM, bu kararında tarihinde ilk kez "kullanıcı sıfatıyla başvuru" ilkesini geliştirerek internet kullanıcılarının da AİHM'e taraf olabileceğini kabul etmiştir. Bu içtihat, erişim engeli konusundaki uluslararası standartların belirlenmesine önemli katkı sağlamıştır.[18]
AİHM — Wikimedia Foundation Inc. / Türkiye Kararı (2022)AİHM, Wikimedia Foundation'ın Türkiye aleyhine açtığı Wikipedia yasağı davasını incelemiş; Türkiye'nin AYM aracılığıyla ihlali tespiti ve Wikipedia'nın erişime açılmasıyla AİHS m.10 kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirdiğini saptayarak başvuruyu esas itibarıyla reddetmiştir. Bu karar; iç hukuk yollarının etkin biçimde işletildiği durumlarda AİHM başvurusunun kabul edilemez bulunabileceğini ortaya koyması bakımından usul açısından önem taşımaktadır.[19]
Her hukuki yolun farklı koşullar ve süreler içerdiği göz önüne alındığında, ilk adım erişim engelinin hangi madde kapsamında verildiğini belirlemektir. BTK'nın karar yazısı, Erişim Sağlayıcıları Birliği'nin bildirimi ya da doğrudan BTK'ya yapılacak bilgi edinme başvurusu bu tespiti sağlayabilir. Engelin türüne göre izlenecek yol Tablo 1'de özetlenmiştir.
Erişim engelinin varlığını ve bunun temel haklara etkisini belgelemek için noterlik e-tespit başvurusu yapılması ya da bilişim uzmanı aracılığıyla teknik tespit yaptırılması önerilmektedir. Söz konusu tespit; kararın içeriğini, tarihini ve erişilemeyen URL adreslerini kapsamalıdır. Bu belge, hem itiraz hem de dava sürecinde kritik delil değeri taşır.
BTK idari kararına karşı öncelikle e-devlet ya da ıslak imzalı dilekçeyle BTK'ya yazılı itiraz yapılabilir. Bu itirazın reddedilmesi, idari yargı yolunun açılması açısından önem taşımaktadır. İtirazda; engelin dayanaksızlığı, orantısızlığı ve kademeli tedbir ilkesine aykırılığı ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.[10]
Özellikle 5651 m.8 ve m.8/A kapsamındaki BTK kararlarına karşı idare mahkemesinde açılacak iptal davasında, kararın tebliğinden itibaren 60 günlük (idari başvuru yapılmışsa yanıt bekleme süresinin bitmesinden sonra 60 günlük) dava açma süresi işlemektedir. Dava dilekçesinde; 2577 sayılı İYUK m.27 kapsamında yürütmenin durdurulması talebi de mutlaka yer almalıdır. Yürütmenin durdurulması; telafisi güç zararın varlığını ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu gösterir nitelikte belgelenmesi hâlinde verilebilmektedir.
Sulh ceza hâkimliğinin erişim engeli kararına karşı CMK hükümleri çerçevesinde 7 gün içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazda; AYM kararlarına göre ölçülülük ve kademeli müdahale ilkelerinin gözetilmediği, ihlalin ilk bakışta anlaşılabilirlik koşulunun sağlanmadığı ve URL bazlı engel yerine orantısız biçimde tüm siteye yasak getirildiği argümanları ön plana çıkarılmalıdır.
İç hukuk yollarını tüketen bireyler; son kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde AYM'ye bireysel başvuruda bulunabilir. Başvuruyu hazırlarken Anayasa'nın 26. (ifade özgürlüğü), 28. (basın özgürlüğü) ve 20. (özel hayatın gizliliği) maddelerine ilişkin AYM içtihadından yararlanılmalıdır. Başvuruya; erişim engeli kararı, delil tespitleri, iç hukuk yollarında alınan kararlar ve engelin temel hak ihlali oluşturduğunu gösterir gerekçelerin eklenmesi zorunludur.
Pratik Uyarı: Erişim engeli kararları çok hızlı uygulanmakta (4 saat içinde), ancak kaldırılmaları haftalar veya aylarca sürebilmektedir. Bu nedenle hem idari hem de yargısal başvuruların eş zamanlı ve gecikmeksizin başlatılması, özellikle haber içerikleri gibi zamana duyarlı durumlarda, hakkın fiilen kullanılabilmesi açısından hayati önem taşımaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26. maddesi ifade özgürlüğünü; 28. maddesi basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır. 13. madde ise temel hak ve özgürlüklerin ancak Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun biçimde, ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın ve hakkın özüne dokunulmadan kanunla sınırlanabileceğini öngörmektedir.
AİHM içtihadı, erişim engellemesinin AİHS m.10 (ifade özgürlüğü) kapsamında meşru bir sınırlama sayılabilmesi için şu ölçütlerin sağlanmasını aramaktadır: (i) kanunda öngörülmüş olma; (ii) meşru amaç; (iii) demokratik toplumda gereklilik ve (iv) ölçülülük. Türkiye'ye karşı açılan davalarda söz konusu ölçütlerin sıklıkla karşılanmadığının tespit edildiği görülmektedir.[18]
AYM içtihadının çizdiği çerçeveye göre; belirli bir içerik gerekçesiyle alınan bir engel kararının tüm siteye uygulanması kural olarak orantısız olmakta; içerik ve site arasındaki oran ile ölçülülük gözetilmeden verilen kararlar sistematik olarak ihlal kararlarına konu olmaktadır.
Türkiye'de internet erişiminin engellenmesine ilişkin hukuki çerçeve, AYM'nin 2023 tarihli iptal kararı ve akabinde gerçekleştirilen yasal düzenlemelerle köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu süreçten çıkarılabilecek temel sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:
Birinci sonuç: 5651 m.9'un iptali ile açılan yaklaşık bir yıllık hukuki boşluk dönemi; erişim engellemesine maruz kalanları TMK ve ihtiyati tedbir yoluna yöneltmiş, bu da kişilik hakkı davalarında asliye hukuk mahkemelerini fiilen ön plana çıkarmıştır. Bu süreç, erişim engelleme davalarında farklı mahkeme kanallarının işlevselliğini test etmiş ve değerli bir uygulamalı içtihat birikimi ortaya koymuştur.
İkinci sonuç: 2025 tarihli yeni düzenlemeyle sulh ceza hâkimliği yolu yeniden tesis edilmiş; ancak AYM'nin iptal gerekçelerini tam olarak karşılayan köklü yapısal değişiklikler gerçekleştirilmemiştir. Bu durum, yeni 9. maddenin de ileride anayasal denetim süreçleriyle karşılaşma riskini canlı tutmaktadır.
Üçüncü sonuç: Görevli mahkeme meselesi; engelin türüne ve uygulandığı döneme göre farklılık göstermekte olup bu alanda hukuki danışmanlık almadan gerçekleştirilecek başvuruların görev yanlışlığı nedeniyle reddedilmesi riski son derece yüksektir.
Dördüncü sonuç: AYM ve AİHM içtihadı, özellikle 8/A kapsamındaki idari erişim kararlarının geniş ve denetimsiz uygulanmasının sürekli olarak temel hak ihlali doğurduğunu ortaya koymaktadır. Sitelerin tamamına yönelik orantısız engellemelere karşı iç hukuk yollarının kararlılıkla izlenmesi, bu ihlallerin azaltılması açısından belirleyici önem taşımaktadır.
Sonuç olarak; internet erişim engeliyle karşılaşan bireyler ve kurumlar için en sağlıklı yaklaşım, engelin türünü ve hukuki dayanağını doğru tespit etmek, uygun yargı yolunu gecikmeksizin işletime sokmak ve bu alanda uzmanlaşmış bir avukattan destek almaktır. AYM bireysel başvuru ve AİHM yolları ise iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından başvurulacak güçlü mekanizmalar olmayı sürdürmektedir.
[1] İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), Türkiye Raporu; BM 2020 EPİM Mekanizması: 2015-2019 döneminde engellenen site sayısı 288.310'a ulaşmıştır. Ekim 2019 verisi.
[2] 5651 sayılı Kanun m.8 ve m.9; URL bazlı engellemenin teknik olarak mümkün olmadığı haller dışında tüm site engelinin verilememesi kuralı.
[3] Anayasa Mahkemesi, E. 2020/76, K. 2023/172, 11.10.2023; 10 Ocak 2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Erdem & Erdem, "Anayasa Mahkemesi İnternet Kanunu İptali", Şubat 2024.
[4] Prof. Dr. Ersan Şen / Stj. Av. Doğa Ceylan, "AYM'nin İnternet Kanunu ile İlgili İptal Kararının Değerlendirilmesi", sen.av.tr, 11 Ocak 2024; Zumbul Hukuk, "AYM 5651 Sayılı Kanun İptal Kararı", zumbul.av.tr.
[5] Hukuk ve Bilişim Dergisi, "AYM'nin Erişim Engeli Hakkında Vermiş Olduğu Kararın Siber Zorbalık Bağlamında Değerlendirilmesi", Nisan 2024; Gün + Partners, "İnternet Kanunu'na İlişkin AYM Kararı", gun.av.tr, Ocak 2024.
[6] Av. Gizay Dulkadir, "Dikkat! 10 Ekim İtibarıyla Sulh Ceza Hâkimliklerinin Erişim Engelleme Yetkisi Sona Erdi", Kasım 2024; İfade Özgürlüğü Derneği, "5651 Sayılı Kanun'un 9. Maddesinin İptali ile Bir Dönemin Sonuna Geldik", Ekim 2024.
[7] Av. Mesudebuşra Küçük, "İnternetteki Haberin Kaldırılması - Silinmesi 2025"; Mıhcı Hukuk Bürosu, "Erişim Engelleme Kararına İtiraz 2025".
[8] Kadim Hukuk, "10. Yargı Paketi Maddeleri Resmî Gazete'de Yayınlandı", Ağustos 2025; Mehmet Bedii Kaya, "5651 Sayılı Kanun Reformu: Kişilik Haklarının Korunması 2025 Değişiklikleri", mbkaya.com.
[9] MLSA (Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği), "11. Yargı Paketi: Düzenlemelerin Hak ve Özgürlükler Bağlamında Değerlendirilmesi", mlsaturkey.com, 2025; Sanal Hukuk, "11. Yargı Paketi: 5651 Sayılı Kanunda Kişilik Hakları Düzenlemesi", Kasım 2025.
[10] Av. Öner, "Erişimin Engellenmesi", oner.av.tr; Mıhcı Hukuk Bürosu, "Erişim Engelleme Kararına İtiraz 2025".
[11] Av. Mesudebuşra Küçük, "İnternetteki Haberin Kaldırılması - Silinmesi 2025"; TMK m.24-25; HMK m.389-399.
[12] Param Legal, "Türk Hukukunda İnternet Sitelerinin Erişiminin Engellenmesi", legal.param.com.tr, Ocak 2025; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.159.
[13] AYM, B. No: 2017/22355, 26.12.2019 (Wikipedia kararı); Resmî Gazete yayımı 15.01.2020; Vikipedi, "Vikipedi'ye Türkiye'den Erişimin Engellenmesi", Wikipedia maddesi.
[14] AYM, Birgün İletişim ve Yayıncılık A.Ş. [GK], B. No: 2015/18936, 22.05.2019; AYM, İnternete Erişimin Engellenmesi Uygulaması — Anayasa Mahkemesi İçtihadı (AYAM yayını).
[15] AYM, Toplu Karar (Diken, ETHA, Jin News, Cumhuriyet, Ekşi Sözlük, Twitter, Wikipedia ve diğerleri), 21.11.2023 (2024'te duyuruldu); FreeWebTurkey, "AYM'den 'Milli Güvenlik' Gerekçesiyle Verilen Erişim Engeli Kararları Konusunda Toplu Karar", Ocak 2024.
[16] AYM (Yüksekova Güncel Haber kararı); bkz. Evrensel, "AYM'den 'Erişim Engeli' Hakkında Kritik Karar", Aralık 2019.
[17] AYM, Artı Gerçek İnternet Haber Sitesi kararı (B. No: 2019/42831 ve benzeri); AYM, "Erişimin Engellenmesi Kararı Nedeniyle İfade ve Basın Özgürlüklerinin İhlal Edilmesi" (AYM resmi web sitesi duyurusu).
[18] AİHM, Akdeniz/Türkiye (Başvuru No: 20877/10, 11.03.2014); BİAM, "Türkiye, YouTube Nedeniyle AİHM'de Nasıl Mahkûm Oldu?", bianet.org.
[19] AİHM, Wikimedia Foundation Inc./Türkiye (2022); Euronews TR, "AİHM, Wikimedia'nın Türkiye Aleyhine Açtığı Davayı Reddetti", Mart 2022.