Kanser hastalığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre küresel ölüm nedenlerinin başında yer almakta; her yıl milyonlarca insanı doğrudan etkilemektedir. Türkiye'de de kanser vakalarının sayısı giderek artmakta, tedavide kullanılan teknolojik ilerleme, immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar gibi yeni nesil tedavi yöntemlerini ön plana çıkarmaktadır. Bu ilaçlar, konvansiyonel kemoterapi ve radyoterapinin yetersiz kaldığı ya da kontrendike olduğu durumlarda hastalara önemli bir umut kapısı açmaktadır.
Ne var ki söz konusu ilaçların büyük çoğunluğu, SGK tarafından yürütülen Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) eklerinde yer almamakta; bu durum, hastaların aylık yüz binlerce Türk lirası bulan ilaç bedellerini şahsen karşılamak zorunda kalmasına yol açmaktadır. Söz konusu mali yük, sağlık hakkı ve yaşam hakkı ekseninde temel insan hakları sorunu olarak değerlendirilmekte; yargıya taşınan dava sayısı her geçen yıl artmaktadır.
Bu çalışmanın amacı; SUT kapsamı ve kanser ilaçlarına ilişkin geri ödeme sistemini hukuki boyutlarıyla açıklamak, SGK başvurularının reddi hâlinde izlenmesi gereken hukuki yolları sistematik biçimde ortaya koymak, özellikle ihtiyati tedbir kurumunun bu davalardaki işlevini emsal kararlar eşliğinde irdelemek ve okuyucuya uygulamaya yönelik kapsamlı bir rehber sunmaktır.
Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. ve 72. maddeleri çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleyici bir idari işlemdir. SUT; sağlık hizmetleri ile ilaç geri ödemelerinin usul ve esaslarını, ödenecek ilaçların listelerini (Ek-4/A, Ek-4/C) ve ödeme koşullarını belirlemektedir.
5510 sayılı Kanun'un 63. maddesi; sigortalıların ve hak sahiplerinin hastalanmaları hâlinde ayakta veya yatarak gerekli sağlık hizmetlerinden yararlandırılacağını, bu kapsamda ilaç ve tıbbi malzeme bedellerinin de karşılanacağını hükme bağlamaktadır. Maddenin (b) bendi gereğince Kurum, teşhise dayalı tıbbi müdahale ve tedavilerin finansmanını üstlenmek durumundadır. Aynı Kanun'un 72. maddesi ise finansman kapsamındaki sağlık hizmetlerinin belirlenmesinde hayati öneme sahip olma, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve bütçe dengesi gibi kriterlerin gözetileceğini ortaya koymaktadır.
SUT kapsamı; bir ilacın Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından ruhsatlandırılmış olması ile birlikte, ilgili endikasyon itibarıyla EK-4/A veya EK-4/C listesine dahil edilmesine bağlıdır. Bu koşulların sağlanmadığı durumlarda SGK, ödemeyi reddetmektedir. Klinik gelişimin hız kazanmasına karşın geri ödeme listelerinin güncellenmesinin gecikmesi, hastaları hukuki çözüm yollarına yöneltmektedir.
İmmünoterapi; hastanın bağışıklık sistemini, kanser hücrelerine karşı etkinleştirecek şekilde yeniden düzenleyen bir tedavi yaklaşımıdır. Pembrolizumab (Keytruda), nivolumab (Opdivo) ve atezolizumab (Tecentriq) bu gruptaki başlıca PD-1/PD-L1 inhibitörleridir. Hedefe yönelik akıllı ilaçlar ise kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan özgün moleküler hedeflere etki ederek tümör gelişimini baskılamaktadır.
Bu ilaçların geleneksel tedavilere kıyasla daha seçici etki mekanizmaları ve dolayısıyla daha az sistemik yan etkisi bulunması, özellikle ileri evre kanserlerde hasta tercihleri ve onkolog önerileri bakımından belirleyici olmaktadır. Ancak yüksek üretim maliyetleri ve sınırlı rekabetçi piyasa koşulları, bu ilaçların aylık maliyetini on binlerden milyonlarca Türk lirasına çıkarabilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi yaşam hakkını güvence altına almakta; 56. maddesi ise herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu, devletin bu hakkı sağlamak için planlama yapacağını ve denetim yetkisini kullanacağını öngörmektedir. Anayasa Mahkemesi içtihadında, yaşam hakkı ile bağlantılı sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesinin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında temel hak ihlali oluşturabileceği kabul edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de sağlık hizmetine erişimi olmakla birlikte ilaç finansmanından yoksun bırakılan bireyler bakımından AİHS'in 2. maddesi (yaşam hakkı) çerçevesinde değerlendirme yapmaktadır.
SGK, geri ödeme kapsamına aldığı ilaçları SUT ekleri ile duyurmaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki bir ilacın listede bulunması, her hasta ve her endikasyon için otomatik ödeme yapılacağı anlamına gelmemektedir; spesifik koşullar ve bütçe kısıtları da geri ödemeyi etkileyebilmektedir. [1]
30 Haziran 2025 tarihinde gerçekleştirilen kapsamlı bir güncellemeyle SGK; Opdivo (nivolumab), Tecentriq (atezolizumab), IMFINZI (durvalumab), Yervoy (ipilimumab) ve Keytruda (pembrolizumab) isimli beş önemli immünoterapi ilacını, 25 farklı kanser endikasyonu için geri ödeme kapsamına almıştır. Söz konusu değişiklik 10 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış; 23 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. [2]
| İlaç Adı | Etken Madde | Kanser Türü / Endikasyon | SGK Durumu |
|---|---|---|---|
| Keytruda | Pembrolizumab | Akciğer, melanom, mesane, baş-boyun, serviks, özofagus, meme, endometriyum (23.07.2025'ten itibaren birçok ek endikasyon dahil) | Kapsamda (Kısmi/Koşullu) |
| Opdivo | Nivolumab | Akciğer, melanom, böbrek, baş-boyun, özofagus, mide (4 endikasyon SGK kapsamında) | Kapsamda (Kısmi) |
| Tecentriq | Atezolizumab | Küçük hücreli akciğer kanseri, üçlü negatif meme kanseri (07.2025'ten itibaren) | Kapsamda (Kısmi) |
| IMFINZI | Durvalumab | Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri | Kapsamda (07.2025'ten) |
| Yervoy | İpilimumab | Melanom, akciğer kanseri (Opdivo ile kombinasyon) | Kapsamda (07.2025'ten) |
| Xtandi | Enzalutamid | Metastatik kastrasyona dirençli prostat kanseri | Kapsamda (01.2023'ten) |
| Herceptin | Trastuzumab | HER2 pozitif meme kanseri, HER2 pozitif mide kanseri (seçili endikasyonlar) | Kısmen Kapsamda |
| Mabthera | Rituksimab | Non-Hodgkin lenfoma, kronik lenfositik lösemi | Kısmen Kapsamda |
| Altuzan | Bevasizumab | Kolon, akciğer, böbrek, over kanseri (seçili endikasyonlar) | Kısmen Kapsamda |
| Glivec / İmatinib | İmatinib mesilat | KML, GIST | Kapsamda |
| Tamoksifen | Tamoksifen sitrat | Hormon reseptörü pozitif meme kanseri | Kapsamda |
| Capecitabin | Kapesitabin | Kolorektal kanser, meme kanseri | Kapsamda |
| Kemoterapi ajanları (Paklitaksel, Sisplatin, Karboplatinin vd.) | Çeşitli | Geniş endikasyon yelpazesi | Kapsamda |
Önemli Uyarı: Tablodaki bilgiler, araştırma tarihi itibarıyla mevcut geri ödeme durumunu yansıtmaktadır. SUT sürekli güncellenmekte olup bireysel durumlarda ödeme yapılıp yapılmayacağı; onay verilen endikasyon, ilaç protokolü ve SGK'nın güncel kriterleri çerçevesinde değişebilmektedir. Kesin bilgi için mutlaka SGK ve uzman sağlık hukuku avukatına başvurulması önerilmektedir.
İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin büyük çoğunluğu, ruhsatlandırılmış olmalarına karşın hâlâ SUT kapsamı dışında kalmaktadır. SGK'ya yönelik dava sayısını en fazla artıran bu ilaçların güncel piyasa fiyatları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir. İlaç fiyatları, döviz kuru hareketleri ve TİTCK fiyat güncellemeleri nedeniyle aylık değişkenlik göstermektedir.[3]
| İlaç Adı | Etken Madde | Kullanım Alanı | SGK Durumu | Güncel Fiyat (Yaklaşık) |
|---|---|---|---|---|
| Enhertu | Trastuzumab Derextecan | HER2 pozitif meme kanseri, mide kanseri, akciğer kanseri | Kapsamda Değil | ~38.753 TL (08.01.2026); Bazı kaynaklara göre 1.885.150 TL (kür başı)* |
| Zejula | Niraparib | Over kanseri (PARP inhibitörü) | Kapsamda Değil | ~117.435 TL (08.01.2026) |
| Tecentriq (belirli endikasyonlar) |
Atezolizumab | Over, mesane, karaciğer (kapsam dışı endikasyonlar) | Kısmen Kapsamda | ~107.865 TL / flakon (08.01.2026) |
| Trodelvy | Sakituzumab Govitekan | Üçlü negatif meme kanseri, mesane kanseri | Kapsamda Değil | ~39.964 TL / 200 mg |
| Lumakras | Sotorasib | KRAS G12C mutasyonlu akciğer kanseri | Kapsamda Değil | ~170.487 TL / 120 mg |
| Tagrisso | Osimertinib | EGFR mutasyonlu küçük hücreli dışı akciğer kanseri | Kapsamda Değil (Kısmi) | ~181.264 TL / 40 mg |
| Lenvima | Lenvatinib | Tiroid, böbrek, karaciğer, endometriyum kanseri | Kapsamda Değil | ~55.728 TL / 10 mg |
| Jakavi | Ruksolitinib | Myelofibrozis, polisitemia vera | Kapsamda Değil | ~55.409 TL / 10 mg |
| Yulareb | Abemasiklib | HR+ HER2– ileri evre meme kanseri | Kapsamda Değil | ~34.669 TL / 150 mg |
| Lonsurf | Trifluridin/Tipirasil | Metastatik kolorektal kanser | Kapsamda Değil | ~76.500 TL / 15 mg |
| Mabthera (kapsam dışı endikasyonlar) |
Rituksimab | Diğer hematolojik maligniteler | Kısmen Kapsamda | ~33.013 TL (08.01.2026) |
| Altuzan (kapsam dışı endikasyonlar) |
Bevasizumab | Glioblastom, diğer tümörler | Kısmen Kapsamda | ~23.089 TL (08.01.2026) |
| Herceptin (kapsam dışı endikasyonlar) |
Trastuzumab | HER2+ çeşitli tümörler | Kısmen Kapsamda | ~11.023 TL (16.03.2026) |
* Fiyatlar TİTCK kayıt ve TEB fiyat listelerine göre hazırlanmış olup TL bazında aylık değişkenlik göstermektedir. "Kür başı" fiyatlar, dozaj ve uygulama sıklığına göre çok daha yüksek olabilmektedir.
SUT kapsamında yer almayan bir ilacın kullanılabilmesi için öncelikle Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan (TİTCK) endikasyon dışı kullanım izni alınması gerekmektedir. Bu izin için onkoloji uzman hekimi tarafından hazırlanacak rapor, hastaya ilişkin tıbbi belgeler ve ilaç bilgileri TİTCK'e sunulur. TİTCK genellikle olumlu dönüş sağlamakla birlikte, söz konusu onay yalnızca ilacın kullanımına ilişkin olup SGK'nın ödeme yükümlülüğü bakımından bağlayıcı değildir.
TİTCK onayının ardından sigortalı veya hak sahibi; onkoloji uzmanı raporu, epikriz, reçete ve TİTCK kararını içeren belge dosyasıyla SGK İl Müdürlüğü'ne yazılı başvuruda bulunur. SGK, bu başvuruya genellikle "ilacın SUT eki EK-4/A ve EK-4/C listelerinde yer almadığı" gerekçesiyle ret yanıtı vermektedir.[4]
Ret yazısı veya SGK'nın 30 gün içinde cevap vermemesi hâlinde zımni ret doğmaktadır. Her iki durumda da yargı yolu açılmış olmaktadır.
SGK'nın geri ödeme yapmama kararı, idari işlem niteliği taşıdığından zaman zaman idare mahkemelerinin görevli olduğu kanısına varılabilmektedir. Ancak 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, Kurumun sağlık yardımlarına ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde İş Mahkemeleri kural olarak görevlidir. Buna karşılık kamuda görevli sigortalılar gibi bazı özel gruplara ilişkin davalarda İdare Mahkemeleri de görevli olabilmektedir.[5] Görevli mahkemenin hatalı belirlenmesi telafisi güç hak kayıplarına yol açabileceğinden, bu konuda uzman avukat desteği kritik önem taşımaktadır.
Dava dilekçesinde; SGK işleminin iptali talebi ile birlikte, müvekkilin tedavisi boyunca kullanmak zorunda olduğu ilacın davalı Kurum tarafından ücretsiz ve kesintisiz olarak karşılanması talep edilmelidir. Dava aynı zamanda — özellikle ilacı önceden satın almış hastalarda — geçmiş dönem ilaç bedellerinin iade edilmesi talebini de kapsayabilmektedir.
Davanın kabulü ve özellikle ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi için dava dosyasına aşağıdaki belgeler eklenmelidir:
Epikriz raporu (teşhis, evreleme, uygulanan tedaviler); SGK başvuru dilekçesi ve ret yazısı; TİTCK endikasyon dışı kullanım izin belgesi; onkoloji uzmanı raporu (ilacın tıbbi gerekliliğini açıklayan); klinik çalışmalar ve bilimsel yayınlar (ilacın hasta grubu için etkinliğini belgeleyen); ilaç bedeline ilişkin fatura ve ödeme belgeleri; gerektiğinde üniversite onkoloji biriminden uzman görüşü.[6]
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 389 ila 399. maddeleri arasında düzenlenen geçici hukuki koruma araçlarından biridir. HMK m. 389/1 uyarınca;
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
İdare mahkemelerinde açılan davalarda ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 27 kapsamında yürütmenin durdurulması yoluna başvurulmaktadır. Her iki kurum da ilgili mahkemenin, davanın esasını karara bağlamadan önce SGK'yı geçici olarak ilaç bedelini ödemeye zorlayabileceği anlamına gelmektedir.
Kanser ilaçlarına ilişkin davalarda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mahkemeler uygulamada şu koşulları aramaktadır:
(i) Fumus Boni Iuris (Yaklaşık Haklılık): Davacının iddiasının haklı olduğuna dair yaklaşık ispat sunulması gerekmektedir. Bu aşamada kesin ispat aranmaz; tıbbi belgeler, onkoloji raporları ve TİTCK izin belgesi bu amaca hizmet eder.
(ii) Periculum in Mora (Gecikmeden Doğan Tehlike): Tedbir alınmadığı takdirde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde güçleşeceği ya da geri dönülemez zararın doğacağı gösterilmelidir. Kanser hastalarının yaşamsal tehlikesinin dava sonuçlanmadan devam etmesi, bu koşulu genellikle zaten sağlamaktadır.
(iii) Orantılılık: Talep edilen tedbirin, korunmak istenen hakla orantılı olması gerekmektedir.
İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, yasal süre içinde kararı veren mahkemeye itiraz yoluna başvurulabilir; itirazın reddi üzerine ise istinaf mahkemesi nezdinde yeniden değerlendirme talep edilebilir.
Kanser tedavisinde gecikme, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilmektedir. Davanın birkaç ay ile birkaç yıl arasında sürdüğü göz önüne alındığında, dava sonucunun beklenmesi birçok hasta için fiilen anlamsız hale gelmektedir. İhtiyati tedbir kararı; tedaviye erişim hakkını gerçek ve fiilî kılmakta, dava sonuçlanmadan önce hastanın ilaca kavuşmasını sağlamaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2023/13773 E., 2024/1438 K.Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve ilaç bedelinin Kurum tarafından karşılanması talebine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne verdiği karar incelenmiştir. Daire; 5510 sayılı Kanun'un 63. ve 72. maddeleri çerçevesinde, ilacın bilimsel etkinliği ile hastaya özgü tıbbi zorunluluk kriterlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış ve ilk derece kararını onamıştır.[7]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2023/3835 E., 2023/7702 K. (10.07.2023)Tedavide kullanılan akıllı kanser ilacının Kurum tarafından ödenmemesi üzerine açılan kurum işlemi iptali ve ilaç bedeli ödenmesi istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesince davanın kabul edildiği görülmüş; Daire, uyuşmazlığın kapsamlı biçimde yeniden değerlendirilmesi amacıyla dosyayı Hukuk Genel Kurulu'na göndermeye oybirliğiyle karar vermiştir.[8]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2022/13649 E., 2022/17105 K. (30.12.2022)Daire; hastanın aktif kanser tedavisinde bulunduğunu, kullanılan ilacın başka tedavilerle ikame edilemeyeceğini, tedaviye erişimin engellenmesinin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini saptayarak ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanması yükümlülüğünü onamıştır.[9]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2023/139 E., 2023/368 K. (16.01.2023)Daire bu kararında; ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanabilmesi için salt doktor raporunun yeterli olmadığını, ilacın hastanın genetik yapısı ve tedavi süreci bakımından sürekli ve etkin katkısının bilimsel verilerle kanıtlanması gerektiğini vurgulayan ilkeler koymuştur. Bu karar, sonraki dönem yargılamaları açısından önemli bir standart belirleme işlevi görmektedir.[10]
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi — E. 2020/61, K. 2020/222Pembrolizumab (Keytruda) ilacı için açılan davada, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi üzerine itiraz incelemesi yapan Daire; davacı hastanın yaşamına ve bedensel bütünlüğüne yönelik ciddi tehlike bulunduğunu saptamış, TİTCK endikasyon dışı kullanım izninin mevcut olduğunu belirtmiş ve ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleştiğini tespit etmiştir. Daire, ilacın bedelinin dava sonuçlanana kadar SGK tarafından ödenmesine ihtiyati tedbir kararı ile hükmetmiş; karar avukatlarca emsal niteliğinde değerlendirilmiştir.[11]
Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi — 2023/617 E., 2023/683 K.Pembrolizumab (Keytruda) ilacının hastanın yaşam süresini uzatma ve tedaviden fayda sağlama kapasitesi bilimsel olarak tespit edilmiş; SGK'nın bu ilacı ödemesi gerektiğine hükmedilmiştir. Kararda özellikle yaşam hakkı ve sosyal güvenlik hakkı vurgulanmış, devletin yaşamı koruma yükümlülüğü hatırlatılmıştır.[12]
Ankara 8. İş Mahkemesi — 2023/176 E., 2023/263 K. (12.09.2023)Dava dilekçesinde; davacının 4. evre metastatik rektum kanseri tanısıyla tedavi gördüğü, 21 günde bir toplam 12 kür trastuzumab derextecan (Enhertu) kullanması gerektiği, ilacın yurt dışından ithalat yoluyla temin edilebildiği ve bir küre ait güncel değerin 2.678,66 Euro olduğu belirtilmiş; SGK'ya yapılan başvurunun, ilacın SUT kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği açıklanmıştır. Mahkeme; 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince, hastalığın Kurum'ca finansmanı sağlanan ilaç ve yöntemlerle tedavi edilemediğinin anlaşılması karşısında, tedavi için tıbben gerekli olan ilacın finansmanının sağlanmasına engel bir anlamın çıkarılamayacağına hükmederek trastuzumab derextekan ilacının tedavi süresi boyunca SGK tarafından ücretsiz ve kesintisiz karşılanmasına karar vermiştir.[13]
Diyarbakır 7. İş Mahkemesi (2023)Nivolumab (Opdivo) ilacı için açılan davada; ilacın aylık maliyetinin yaklaşık 17.000 TL olduğu ve hastanın bu bedeli karşılayamadığı tespit edilerek ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanmasına emsal niteliğinde karar verilmiştir.[14]
Samsun 3. İdare Mahkemesi (2023)Kamuda görevli bir hastaya yönelik açılan davada, Keytruda ilacının tedavi süresince kesintisiz karşılanmasına hükmedilmiştir. Kararda ilacın tıbbi zorunluluğuna ve Anayasa'nın 56. maddesi kapsamındaki sağlık hakkına ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yapılmıştır.[14]
Ankara Bölge İdare Mahkemesi (2025) — Nurten Demirhan DavasıCilt kanseri (melanom) tanılı Nurten Demirhan'ın tedavisinde kullanılan ilacın SGK tarafından karşılanmaması üzerine başlatılan hukuki süreçte, Ankara Bölge İdare Mahkemesi; 320.000 TL tutarındaki ilaç masrafının yasal faiziyle birlikte davacının yasal mirasçılarına ödenmesine karar vermiştir. Hasta, dava devam ederken 1 Ağustos 2023 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Mahkeme kararında, devletin sağlık hizmetlerindeki koruma yükümlülüğünün somut olgularla desteklenmesi gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır.[15]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2026 yılının ilk çeyreğinde verdiği emsal niteliğindeki bir karar ile kanser ilaçları davalarında yeni standartlar ortaya koymuştur. Daire; yalnızca doktor raporuna dayanan ve ilacın hastayı iyileştireceğini muhakkak biçimde ortaya koyamayan davalarda ilaç bedelinin ödenmesini hukuka aykırı bulan içtihadından hareketle, artık mahkemelerin şu unsurları aramasını öngörmektedir:[16]
(i) İlacın hastanın genetik yapısına ve biyolojik profiline uygunluğunun biyomedikal verilerle desteklenmesi; (ii) Klinik çalışmaların (Faz süreçleri) tamamlanmış ve Türkiye'deki hasta grubuna yakın popülasyonlar üzerinde etkinliğin kanıtlanmış olması; (iii) Mevcut SGK kapsamındaki tedavilerin denenip etkinliğini yitirdiğinin ya da başlangıçtan itibaren yetersiz kalacağının tıbbi olarak belgelenmesi.
Bu içtihat gelişimi; salt doktor raporu ile dava kazanımının artık mümkün olmadığına işaret etmekte, dava sürecinin daha kapsamlı tıbbi-bilimsel belgeleme gerektireceğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte akademik çevrelerde söz konusu kararın, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesi çerçevesindeki hayati önem kriteri ile bağdaşıp bağdaşmadığı; ilacın gerekli (endike) olduğunu kanıtlama yükümlülüğü ile ilacın kesinlikle iyileştireceğini kanıtlama yükümlülüğü arasındaki anlam farkı tartışılmaya devam etmektedir.[17]
Kanser hastalarının SUT kapsamı dışındaki ilaçlara erişim sorunu; hukuki, etik ve ekonomik boyutlarıyla çok katmanlı bir meseledir. Bir yanda bütçe dengesi ve sürdürülebilir sosyal güvenlik sistemi kaygıları, öte yanda yaşam hakkı ve tedaviye erişim hakkı birbiriyle gerilim içinde bulunmaktadır.
Yargı içtihadı bu gerilimi çözmek yerine, vaka bazlı ve bireysel kararlara dayalı bir denge modeli geliştirmiştir. Yargıtay'ın son dönem kararları; ilacın tıbbi zorunluluğunun bilimsel verilerle somutlaştırılmasını ön plana çıkarmakta, dava süreçlerinde uzman onkoloji bilirkişisi görüşünün ve uluslararası klinik çalışmaların dosyaya eklenmesini fiilî bir zorunluluk hâline getirmektedir. Bu durum; davacı hastalar için ispat yükünü ağırlaştırmakla birlikte, kararlara güçlü tıbbi-bilimsel altyapı sağlandığında sonucun olumlu olma olasılığını da yüksek tutmaktadır.
İhtiyati tedbir kurumu; dava sonuçlanana dek tedaviye erişimi fiilî olarak mümkün kılan, dolayısıyla kanser davalarında yaşamsal işlev gören bir mekanizmadır. Tedbir kararlarında artık mahkemelerin de Yargıtay'ın bilimsel filtre standardını gözettiği; bu nedenle tedbir taleplerinin de kapsamlı tıbbi belgelemeyle desteklenmesinin hayati önem taşıdığı görülmektedir.
Sonuç itibarıyla; SUT kapsamı dışında kalan kanser ilacına ihtiyaç duyan her hasta için, zaman kaybetmeksizin TİTCK onayı alınması, SGK'ya usule uygun başvuru yapılması ve ret yanıtı alınır alınmaz ihtiyati tedbir talepli dava açılması, hak kayıplarını en aza indirmenin temel yoludur. Bu sürecin teknik ve hukuki karmaşıklığı göz önüne alındığında, konusunda uzman bir sağlık ve sosyal güvenlik hukuku avukatından destek alınması büyük önem taşımaktadır.
Siz veya yakınlarınız benzer bir hukuki mücadele veriyorsanız, sürecin hassasiyeti ve aciliyeti göz önüne alınarak profesyonel hukuki destek ve danışmanlık almak üzere Gölcük'te bulunan ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.
[1] SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), EK-4/A ve EK-4/C Listeleri; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, md. 63, 72.
[2] Kadim Hukuk Bürosu, "SGK Tarafından Karşılanmayan Kanser İlaçları (2026)", kadimhukuk.com.tr, Ocak 2026; Resmî Gazete, 10 Temmuz 2025.
[3] Kadim Hukuk / Tahancı Hukuk / Minval Hukuk, ilaç fiyat güncellemeleri (Ocak–Mart 2026); YK Avukatlık, "Kanserde Akıllı İlacı Devlet Karşılıyor mu?", ykavukatlik.com, Nisan 2025.
[4] Av. Pelin İşler, "SGK Tarafından Karşılanmayan Kanser İlaçları İçin Açılacak Dava Nedir?", pelinisler.av.tr, Kasım 2024.
[5] Avukat Efek Anefe, "SGK Ödeme Kapsamında Olmayan Kanser İlaçları Davaları", avukatefekanefe.com, Aralık 2025; 5510 sayılı Kanun md. 101; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 5.
[6] Akademik Hukuk, "SGK'nın Karşılamadığı Kanser İlaçları İçin Dava", akademikhukuk.org, Aralık 2024.
[7] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2023/13773 E., 2024/1438 K.; bkz. kudretgol.com, "Kanser İlaçlarını SGK Öder Mi?", Ocak 2025.
[8] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2023/3835 E., 2023/7702 K., 10.07.2023; bkz. akademikhukuk.org.
[9] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2022/13649 E., 2022/17105 K., 30.12.2022; bkz. ayboga.av.tr.
[10] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2023/139 E., 2023/368 K., 16.01.2023; bkz. ayboga.av.tr; Av. Cansen Yıldız, "Akıllı Kanser İlacı Bedellerinin SGK Tarafından Karşılanmasında Yargısal Kriterler", cansetyildiz.av.tr.
[11] İzmir BAM 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/61, K. 2020/222; bkz. Medimagazin, "Yargıtay'dan Kanser Hastalarını İlgilendiren Emsal Karar", Kasım 2022.
[12] BAM 10. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/683 K.; bkz. tahanci.av.tr, "SGK'nın Karşılamadığı Akıllı Kanser İlaçları için Dava 2026", Ocak 2026.
[13] Ankara 8. İş Mahkemesi, 2023/176 E., 2023/263 K., 12.09.2023; bkz. pelinisler.av.tr; minvalhukuk.com; svhukukdanismanlik.com.
[14] SV Hukuk Danışmanlık, "Kanser İlaçlarının SGK Tarafından Karşılanması", svhukukdanismanlik.com, Ekim 2025.
[15] Cumhuriyet Gazetesi, "2023 Yılında Hayatını Kaybetmişti: Kanser Hastası Nurten Demirhan SGK'ya Açtığı Davayı Kazandı", cumhuriyet.com.tr, Mayıs 2025.
[16] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2026 Emsal Kararı; bkz. Memurlar.net, "Yargıtay'dan Emsal Karar: Akıllı İlaç Bedelini Geri Almak Zorlaşıyor mu?", Mayıs 2026; Sektör Gazetesi, Mart 2026.
[17] Av. Cansen Yıldız, "Akıllı Kanser İlacı Bedellerinin SGK Tarafından Karşılanmasında Yargısal Kriterler", cansetyildiz.av.tr; 5510 sayılı Kanun md. 72 gerekçe analizi.